12 Eylül 2011 Pazartesi

kahve ister misin?

Titriyordum. Onu yillar sonra ansizin kapimda gormek sanki kaybettigim bir hazineyi bulmak gibiydi. Merhaba diye karsilik verdiginde anlamisti kocaman o yillarca cevabini aradigi sorunun aslinda cok kolay oldugunu. Kocaman o kadar ozlemistiki onu iceri girerken odaya yayilan cocugun kokusunu ona farkettirmeden doldurmustu icine. Oturduklari yerden uzun uzun izlediler birbirlerini. Yillarin her ikisinden ne goturdugune ve ne getirdigine baktilar uzun sure. Cocuk zayiflamisti yillara ve dogurmasina inat sanki hergun dahada guzellesiyordu. uzerindeki tek parca elbiseyi sanki modacilar onun icin tasarlamiscasina oyle bir tasiyorduki etkilenmemek elde degildi. Kocaman nerdeyse hergun spor yapiyor ve allah vergisi o estetik harikasi vucudunun formunu surekli zinde tutuyordu. Kocaman herzamanki o inanipmaz bakisini cocugun gozlerine diktiginde anladi cocukta onu sanki yuzyillardir gormuyordu.
Ne yapmam gerekiyor bilmiyorum. Onu terk ettim ve uzun yillar sonra simdi yanindayim. Bana ne hissettigini bile bilmiyorum. Belkide beni bogarak oldurmek istiyordur kimbilir. Diye dusunurken cocuk ,kocaman sordu sanki bir arkadasiyla konusur gibi "kahve istermisin".Evet dedi kibarca cocuk. Kocaman kahveyi hazirlarken cocuk sanki o eve ilk kez geliyormus gibi esyalari ayrintili bir sekilde inceleyip goz gezdiriyordu. Birden tezgahin uzerindeki bir kavanoz carpti gozune, icerisinde kurutulmus gül yapraklari vardi ve rulo haline gelmis bir sayfa. Ilgisini cekmisti bu. Once belli etmedi ama merakini gizleyemedi. Gerci kocaman goz ucuyla onu izliyordu ve kavanoza baktigini goruyordu birden cocuga donerek "ilk bulusmamizda almistim" dedi ve hayret icinde kalan cocugun gozlerine gulumseyerek devam etti "ilk mektubunda orada. Kavanoz hava gecirmeyenlerden bu yuzden kendini muhafaza edebiliyor ucuz birsey sali pazarindan aldim" derken kahvesini uzatti cocuga. Cocuk kavanoza yaklasirken kocamanin icinde anlayamadigi bir urperti baslamisti. Cocugun her adiminda biraz daha derinlesen bir urpertiydi bu. Cani sıkıldı yuzunu burusturdu ve farkinda olmadan dusmaniymis gibi bakti cocuga. Ve bir an odayi buz eden o ses cikti istemeden kocamandan "sakin dokunma ona" . Kocamanin yuzunden soguk terler dokuluyordu cocuk sasirmadi aslinda buna yuzunu yere egerken adimini da geriye dogru ativerdi.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder